Anasayfaya Gidiniz
Başarı Ayrıntıda Gizlidir
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


4320 SAYILI AİLENİN KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

Aile müessesesinin korunması, yasalarla güvence altına alınmaktadır. Bu güvenceyi sağlamak için, 4320 sayılı, Ailenin Korunmasına Dair Kanun, 1998 yılında yürürlüğe girmiştir. Kanun, eşler arasındaki haksızlığı yok etmek ve mağdur olan tarafı korumak üzere yapılandırılmıştır. Eğer eşinizden yana haksızlığa, şiddete ve korkuya yönelik davranışlara maruz kalıyorsanız, bu kanunun kapsamını araştırarak, yaptırımlarından faydalanabilir ve sorunlu olan eşinizin, kanun tarafından uygulanan yaptırımlarla, kontrol altına alınmasını sağlayabilirsiniz. 4320 Sayılı kanun kapsamında, aile içinde soruna sebebiyet veren eşle ilgili, bazı kararlar alınmıştır. Bu kararları şöyle sıralayabiliriz:
*Kusurlu eşin, ailenin diğer üyelerine karşı, şiddet ve korkuya yönelik davranışlarda bulunmaması,
*Aile üyelerinin içinde yaşadığı, müşterek evden ve işyerinden uzaklaştırılması,
*Diğer aile üyelerinin eşyalarına zarar vermemesi ve onları, iletişim araçlarını kullanarak rahatsız etmemesi,
*Eğer varsa, silah ve benzeri tehdit unsuru eşyaların, kolluk kuvvetlerine ya da zabıtaya teslim edilmesi,
*Alkol ve uyuşturucu benzeri maddeler kullanılmış olarak, ortak yaşam alanına gelinmemesi ve bu alanda, bu tip maddelerin kullanılmaması öngörülmüştür.
Bu karara uymayan sorunlu eş, dilekçe verilerek, karara uymadığından dolayı şikâyet edildiğinde, evrakı, Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilir ve hakkında hukuki süreç başlar. Cumhuriyet Başsavcılığı, koruma kararına uymayan eş hakkında, Sulh ve Ceza mahkemesine başvurarak, suç duyurunda bulunulur ve hakkında kamu davası açılır. Koruma davasını hiçe sayıp, verilen kuralları ihlal eden kusurlu eş hakkında verilen kararların ihlali nedeniyle, üç ay ile altı ay arası, hapis cezası isteminde bulunulur.
4320 sayılı bu kanun, yayım tarihinde yürürlüğe girer ve bakanlar kurulu tarafından yürütülür.


4320 SAYILI AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUN

Kanun Numarası: 4320
Kabul Tarihi: 14/01/1998
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 17/01/1998
Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 23233


Madde 1 - (Değişik madde: 26/04/2007-5636 S.K./1.mad)

Türk Medenî Kanununda öngörülen tedbirlerden ayrı olarak, eşlerden birinin veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden birinin veya mahkemece ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan veya evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireylerinden birinin aile içi şiddete maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının bildirmesi üzerine Aile Mahkemesi Hâkimi meselenin mahiyetini göz önünde bulundurarak resen aşağıda sayılan tedbirlerden bir ya da birkaçına birlikte veya uygun göreceği benzeri başka tedbirlere de hükmedebilir:


       Kusurlu eşin veya diğer aile bireyinin;

a) Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması,


b) Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya işyerlerine yaklaşmaması,


c) Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi,


ç) Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesi,


d) Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim etmesi,


e) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması,


f) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması.


Yukarıdaki hükümlerin uygulanması amacıyla öngörülen süre altı ayı geçemez ve kararda hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması halinde tutuklanacağı ve hakkında hapis cezasına hükmedileceği hususu şiddet uygulayan eş veya diğer aile bireyine ihtar olunur.
Eğer şiddeti uygulayan eş veya diğer aile bireyi aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise hâkim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini göz önünde bulundurarak daha önce Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.
Bu Kanun kapsamındaki başvurular ve verilen kararın infazı için yapılan icraî işlemler harca tâbi değildir.

Madde 2 - (Değişik madde: 26/04/2007-5636 S.K./2.mad)


Koruma kararının bir örneği mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi olunur. Cumhuriyet Başsavcılığı kararın uygulanmasını genel kolluk kuvvetleri marifeti ile izler.

Koruma kararına uyulmaması halinde genel kolluk kuvvetleri, mağdurların şikâyet dilekçesi vermesine gerek kalmadan resen soruşturma yaparak evrakı en kısa zamanda Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirir.
Cumhuriyet Başsavcılığı koruma kararına uymayan eş veya diğer aile bireyleri hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar.
Fiili başka bir suç oluştursa bile, koruma kararına aykırı davranan eş veya diğer aile bireyleri hakkında ayrıca üç aydan altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin hususlar yönetmelikle düzenlenir.


Madde 3 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 4 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 

® İzmir Dedektiflik Ltd. Şti. Özel Dedektiflik & Araştırma Bürosu   © 1995 / 2012- 22 Yıllık Tecrübe Bilal KARTAL